Milas Mylasa
Mylasa, M.Ö. 5. yüzyilda Ionia Ihtilali'ne ve Pers Savaslari'na karisir. M.Ö. 446'da Berymi- don Savasi'ndan sonra, Persler'in hakimiyetinden kurtularak Attika - Delos Deniz Birligi'ne katilir. M.Ö. 334'de Asya seferine çikan Büyük Iskender güney bati Anadolu'yu ve bu arada Milas'i da almis, fakat hemen sonra elde ettigi topraklari Karya Kraliçesi Ada'ya vermistir. M.Ö. 189'da Suriye Hükümdari Antiochos III Roma'ya yenildigi zaman Rodoslular'a Mylasa disindaki bir çok Karia sehrini birakmak zorunda kalmistir.
Mylasa, M.Ö. 143'de Roma Imparatoru Macmilius'un istegi üzerine bir sinif anlasmazligina hakemlik etmis ve bu tarihten sonra Roma Valilerinin baskanlik ettigi mahkemelerin merkezi haline gelmistir. Son Bergama Krali III. Attalos ülkeyi M.Ö. 129'da Roma'ya bagislayinca Milas, Asya eyaleti içinde Roma'ya baglanmistir.
Bizans Dönemi'nde piskoposluk merkezi olan Milas 13. yüzyilda Türkler'in eline geçer ve 1392 yillarinda Mentese-
ogullarinin yönetim merkezi olur. Cumhuriyetin kurulusu ile de Mugla'nin ilçesi olur.
GÜMÜSKESEN MEZAR ANITI
Muhtemelen M.S. 2. yüzyila tarihlenen bu anit dikdörtgen bir mezar odasi ile bu odanin üzerindeki paye ve sütunlarin tasidigi piramit gibi gittikçe daralan bir örtüden ibarettir. Anit, iki basamakli bir krepis üzerindedir. Mezar odasina bir kapi ile girilmektedir. Odanin içinde üst katin dösemesini destekleyen dört paye vardir. Üst katin tabaninda yer alan bir delikten asagida yatan ölünün üzerine sarap döküldügü tahmin edilmektedir. Açik bir sütun dizisi ile çevrili olan üst katin her kösesinde birer kare sütun, bunlarin arasinda ikiser oval sütun yer almaktadir.
BALTALI KAPI
M.Ö. 1. yüzyilin sonunda insa edilmistir. Kapi kemerini, bas-liklari bir sira palmet ve yivle süslü iki paye tasimaktadir. Dis tarafindaki kilit üzerinde bulunan çift yüzlü balta kabartmasindan dolayi baltali kapi ismini almistir.
ZEUS KARIOS TAPINAGI
Hisarbasi Mahallesi'nin dogusundaki tepede 3,5 m. yüksekliginde bir podyum üzerine insa edilmistir. Uzunyuva denen tek sütunu vardir.
SU KEMERLERI
Milas'in dogusunda ovada uzanan iki katli su kemerleri Bizans Çagi'nin baslarina aittir. Kemerlerin insaatinda antik mimari parçalar devsirme olarak kullanilmistir.
SIVIL MIMARLIK ÖRNEGI YAPILAR
Milas evleri genelde küçük veya büyük avlulu olup, eve giris bu avludan saglamaktadir. Sokak kenarinda olan evlerin avlu kapisi evin altinda veya yanindadir. Iki katli bu evlerin üst odalari çikmalarla sokak üzerine tasarlar.
Çikmalari tutan ahsap destekler, mütevazi evlerde serbest haldedir. 19. yüzyilin ikinci yarisina ait yapilarda ahsap destek aralari bagdadi tekniginde sivanmistir. Evlerin çogu önlük denilen açik bir sofa ile avluya bakar. Zemin kat genelde depo ve kiler olarak kullanilir. Depo ve kilerlerin önünde düzgün tas döseli taslik denilen alan sofa altina isabet etmektedir. Mutfak, tuvalet ve ahir avlunun ayri bir kösesindedir. Avludan üst kata ekseriya antik mermer bloklardan yapilmis bir merdivenle çikilir. Bunun yani-sira mermer bloklar üzerine oturtulmus ahsap merdivenler de görülür. Ayrica, cumhuriyetin ilk döneminde Avrupa'dan gelen mimarlardan etkilesimle yapilan evler de vardir. Bunlar Milas evlerinden farkli olarak disa kapali yapilmislardir. Genelde iki katli olup, ortada bir büyük salon ve bu salona iki taraftan açilan odalardan olusmaktadir. Mutfak, tuvalet gibi birimler de bina içerisinde kalmaktadir.
ÇÖLLÜOGLU HANI
Hisarbasi Mahallesi'ndedir. 1719-1720 (H. 1132) yilinda yaptirilmistir. 1738 yilinda Abdülaziz Aga tarafindan Aga Camii yakininda yaptirilan medreseye vakfedilmistir.
Han, iki katli, avlulu ve dikdörtgen planlidir. Alt kati kemerli olup, üst kat bu kemerler üzerine oturmaktadir. Ancak, bunlar oldukça bozulmus durumdadir. Yapida bol miktarda devsirme malzeme ve moloz tas kullanilmistir. Yapinin alt kati tipik Osmanli hanlarinda oldugu gibi hayvanlarin baglandigi açik alanlardan olusmaktadir. Bunlarin önü sütunlarla desteklenmekte ve üzerine üst katin sundurmasi oturmaktadir. Tavan oluklu kiremitli çati ile kaplanmistir. Yapi büyük ölçüde orijinal mimari karakterini korumaktadir.
HACI ILYAS CAMII
Milas Merkez Haci Ilyas Mahallesi'nde Menteseogullari zamaninda 1330 (H. 730) yilinda Sucaaddin Orhan Bey tarafindan yaptirilmistir. Tek mekanli bir ibadet alani ve önünde üç bölümlü son cemaat yeri bulunmaktadir. Kubbeleri ve çatisi oluklu kiremitle örtülüdür.
ULU CAMII
Hocabedrettin Mahallesi'ndedir. 1378 (H. 780) 'de yaptirilmistir. Milas'in en büyük camisidir. Yan duvarlari büyük payandalarla desteklenmistir. Bolca devsirme malzeme kullanilmistir. Plan itibariyle bu cami kible duvarina dikey iki paye sirasi ile üç sahina ayrilmistir. Sekiz köseli olan soldaki birinci payeden baska bütün payeler kare kesitlidir. Sag ve orta sahin besik, sol sahin ise çapraz tonozla örtülüdür. Sol sahin tonozlari kemerler vasitasi ile dogrudan dogruya duvarlara istinat ettigi halde sag sahini örtenler kisa destekler üzerine oturur. Orta sahinda mihrabin önünde disi kursunla kapli bir kubbe vardir. Tonozlarla kubbeyi birlestirmesi bakimindan bu cami Ulu Camiler'in düz bir çatidan tonoza, tonozdan kubbeye geçisin temsil edildigi iyi bir örnektir. Üst örtüsü kiremitli kirma çatidir.
FIRUZBEY CAMII
Merkez Firuzpasa Mahallesi'nde olup, Mentese Valisi Hoca Firuz Bey tarafindan 1394 (H.787) yilinda yaptirilmistir. Ters "T" planli ve son cemaat yeri vardir. Bahçesinde medrese odalari yer almaktadir. Kubbe üzeri kursunla kapli oldugundan halk arasinda Kursunlu Camii olarak da bilinmektedir. Giris portali, son cemaat yeri, kemer ve kemer aralari, mihrap, minber ve pencereleri çok güzel tas isçiligine sahiptir. Giris portali ve pencere üstlerinde kirmizi beyaz tas kullanilmistir. Mihrap mukarnaslarla, arabesk ve sülüsle yazilmis Kuran ayetleri ile bezenmis, iki yanda da döner sütunceler vardir. Ibadet mekanindaki kubbe kalem isi süslemelidir.
BELEN CAMII
Muhtemelen 14. yüzyil yapisi olup, sehrin ortasindaki Hi- sarbasi tepesindedir. Plan bakimindan Ulu Camii'ye benzemektedir. Üçerli iki sira sütunla üç sahina ayrilmistir. Giris kapisi kuzey cepheden olup, batida daha küçük bir yan kapisi vardir. Duvar örgüsü tugla-tas karisimi, üzeri ahsap tavanlidir. Minaresi 1811 yilinda Abdülfettah oglu, Ömer Aga tarafindan yaptirilmistir.
AGA CAMII
Haciapti Mahallesi'nde Abdülaziz Aga tarafindan 1737'de yaptirilmistir. Dikdörtgen planlidir. Son cemaat yeri ve kirma çatisi ile basit bir camidir. Minaresi 1885'de Abdülaziz Aga soyundan Mehmet Bey'in annesi Refia Hanim tarafindan yaptirilan ayni yerdeki medrese bugün tamamiyla ortadan kalkmistir
MILAS MÜZESI
Milas Müzesi ilk kez 1983 yilinda bakanlik onayi ile Bodrum Sualti Arkeoloji Müzesi'nden devredilen eserler ile ilçe sinirlari içerisindeki kazilardan çikan eserlerin bir araya toplanmasiyla olusturulmaya baslanmis ve 04.04.1987 tarihinde ziyarete açilmistir. Müze bahçesinde kurtarma kazilari temel hafriyatlari ve yüzey arastirmalarinda bulunan mermer eserler sergilenmektedir. Teshir salonundaki vitrinlerde ise kronolojik bir sira içerisinde Eski Tunç Çagi'ndan Bizans Devri'ne kadar seramik, cam, bronz ve altin eserler ile mermer heykel baslari ve gövdeleri sergilenmektedir.
BEÇIN
Beçin, Milas'in 5 km. güneyindeki ovada birdenbire 200 metre yükselen platonun kenarina Menteseogullar'i tarafindan kurulmus bir Ortaçag sehridir. Burasi antik dönem ve Bizans Devri'nde önemli bir yerlesim merkezi degildi. Bununla beraber Beçin Kalesi'nin duvarlarinda antik devir yapi kalintilari devsirme olarak kullanilmistir. Kalenin iç kapisinin sag tarafindaki duvar ise bir tapinagin alti basamakli mermer krepisi üzerine oturmaktadir.
Sehrin ismi Ortaçag Italyan kaynaklarinda "Pezona", Türk ve Islam metinlerinde "Barçin", daha yenilerde ise "Peçin" olarak geçer. Bugünkü telaffuzu Beçin seklindedir. 17. yüzyilda Evliya Çelebi'nin ziyaretinde Beçin, kale içinde 20 evden ibaret Milas'a bagli bir nahiye idi. Hapishane olarak kullanilan kalesinde muhafiz olarak bir dizdar ile 20 nefer vardi.
Beçin Örenyeri, platonun kenarinda yuvarlak ve sarp bir kayanin üzerinde yükselen kale ile bu kalenin güneyinde etrafi 1.50 metre kalinliginda surlarla çevrili bir sehri ihtiva eder. Üç tarafi sarp kaya olan kaleye ancak güneyden tek giris vardir. Kalenin girisini büyük bir kule ve kismen yikilmis arka arkaya iki duvar müdafaa eder. Evliya Çelebi burada simdi toprakla dolmus olan 10 kulaç derinliginde bir hendek ile bu hendegin üzerinde zemberekli bir köprü görmüstür. Kalenin batisindaki magaralara inen gizli merdiven de bugün tikanmis haldedir.
Bölgenin 13. yüzyilin ikinci yarisinda Türk hakimiyetine girdigi bilinmektedir. Bölgeyi ele geçiren Mentesogullari baslangiçta Milas'i baskent yapmislar, ancak 14. yüzyilin baslarinda savunmasi daha kolay oldugu için hükümet merkezini Beçin'e tasimislardir. Beçin, Tacettin Ahmet Gazi'nin hükümdarligi süresince beyligin baskenti olarak kalmistir. Bu kisinin 1391'de ölümünden sonra yöre, Yildirim Beyazit tarafindan Osmanli topraklarina katilinca hükümet merkezi Balat'a (Milet) tasinmistir.
Kentte günümüze ulasan yapi kalintilari Milas ovasina bakan iç kalede, surlarla çevrili dis kalede, surlarin disinda güneydeki Kepez ve Sigmen mevkilerinde yogunlasmaktadir.
AHMET GAZI MEDRESESI & TÜRBESI
Kapisi üzerindeki kitabeye göre 1375 (H.777)'de Ahmet Gazi tarafindan insa ettirilen medrese sehrin en saglam kalmis abidelerinden biridir. 9.10 x 12.50 metre ölçülerinde bir avlunun etrafinda siralanmis on odayi ihtiva eden bu medreseye Gotik mimarisi tarzinda yapilmis güneydeki anitsal kapidan bir eyvan vasitasiyla girilir. Kapinin tam karsisinda Ahmet Gazi'nin üzeri yüksek bir kubbe ile örtülü türbesi vardir. Türbe, Gotik hatlar ihtiva eden sivri bir kemerle medrese avlusuna açilir. Bu kemerin dis köselerinde bayrak tutan iki aslan kabartmasindan sagdakinin elindeki bayrakta Ahmet Gazi'nin ismi yazilidir. Kuzeydeki küçük kemerli kapi türbeden medrese disina geçit verir. Türbenin içinde Ahmet Gazi'nin mezarini taklit eden ikinci mezarin kime ait oldugu kesin olarak tesbit edilememistir.
Üzeri besik tonozla örtülü medrese odalari los ve küçüktür. Her odanin bir ocagi, iki veya üç dolabi vardir. Odalarin dami toprakla örtülerek ayazlik haline getirilmistir. Buraya iki yanlardaki koridorlar ve merdivenlerden çikilir. Türbenin saginda ve solundaki büyük odalarin üzerinde ikinci katta simdi harap olmus birer oda vardir. Türbenin kubbesi kiremitle örtülüdür.
Medresenin cephesi, dogu duvari, bati duvarinin cepheden itibaren 6 metresi, avluya bakan iç duvarlar, koridorlar ve kapi içleri kesme küfeki tasi ile kaplanmistir. Kuzey tarafinda bati duvarinin yarisi ile medrese odalarinda kaplama olmadigi gibi siva da yoktur. Medrese insaatinin bitiminden sonraki bir tarihte türbenin dogusundaki odanin dis duvarina bitisik olarak, aynasinda karsilikli iki aslan kabartmasi olan kemerli küçük bir çesme ilave edilmistir. Avlunun ortasindaki dört köse mermer döseme vaktiyle burada sadirvan oldugunu göstermektedir.