| Ana Sayfa > Türkiye > Marmara > Istanbul > | Faq's | Site Map | Contacts |
|
| Guleta.com'da : e-reklam |
|
GALATA - ISTANBUL | * YAZAR : İlber ORTAYLI |
|
GALATA - ISTANBUL Kentler vardır, ebedidir. Güzellikleri ve ihtişamlarıyla nesilleri büyülerler, isimleri sık sık geçmeden insanlığın destanı yazılamaz. Semtler vardır, kentleri kadar şöhretlidir. Bir arşıncık yere sığışsalar da, bir uzun tarihin icra edildiği sahnelerdir onlar. Galata bunların başında gelir; iki dünya imparatorluğunun başkentinde nereden baksanız, tarihin hangi sayfasını çevirseniz, “Evet, gene ben,” der. Oysa ki, İstanbul halkı Galata’ya hep kuşkuyla, hep yabancı diye baktı. Çünkü o, Akdeniz’in batısını, hatta Atlantik’i temsil ediyordu. Uzaktan güzel, ama yabancı görünümlüydü. Bizans halkı oraya “Pera-Karşı” dedi. Osmanlı Türkleri eski adı “Galata”yı tekrarladı. Galata ismi İtalyanca merdivenli yol demek olan calata’dan mı yoksa süt anlamındaki galaktos’tan mı geliyor? Bunu tartışmak gereksiz.Bizans için Galata, pek hoşlanmadıkları Venedikli tüccar kolonisinin oturduğu bölgeydi. ![]() 1185’te Konstantinopolis halkı ayaklandı. Pera’dakilerle uzun süren çatışmalar oldu.Venedik Cumhuriyeti 1204 Haçlı Seferi’ni, imparatorluğun kalbi olan şehre yönelterek bu olayların acısını çıkardı. Bu tarihten sonra Karşı’ya hınç daha da arttı, Latin işgalinin üzerinden yarım yüzyıl geçtikten sonra başşehre dönen muzaffer Paleolog Hanedanı, Pera’da Cenevizlileri Venedik aleyhine himaye ettiğinde dahi bu nefret azalmadı. Ceneviz Podestası (koloni halkının reisi) ve Pera’daki zengin Ceneviz halkı bu imtiyazlarını ünlü Galata Kulesi ile perçinledi. Bugünkü Şişhane ve Tünel ile deniz arasında surlarla çevrili (ıntra muros) bölge, 15. yüzyıl sonuna kadar Galata’yı oluşturuyordu. İstanbul’u fetheden ünlü hükümdar II. Mehmed (Fatih) devrinde surların dışına da yerleşildi, her şeyden önce Tersane (arsenal) semti Kasımpaşa büyüdü, daha önce Suriçi İstanbul’da oturan Venedik elçileri “baglio”lar, Pera’da surların dışına yerleşti. Bugünkü Palazzo Venezia fetihten sonra ortaya çıktı. Muhtemelen Venedik elçisine izafeten Pera’da Galata surlarının dışındaki bölge Beyoğlu diye anılır oldu. Galata’da İtalyanlar Santa Anna, San Benedetto, San Giovanni, San Sebastiani, San Antonio, San Giorgio, Santa Maria ve San Francesco gibi kiliselerde ibadetini yapardı.Karaköy’deki yıkım, sahili açınca göze çarpan Arap Camii, bu dönemden kalma... 19. yüzyılda oluşan Bankalar Caddesi Osmanlı İmparatorluğu’ndaki finans kapitalin kendini gösterdiği; neorönesans, oryantal ve 19. yüzyılın Bizantino-Mor üslubundaki binalarla bezenmiştir. Bunların bazısı eski sahiplerinin elinde. Bir kısmı da Merkez Bankası, Sabancı Üniversitesi gibi kurumlara el değiştirdi. Bizans Perası’nda Latinlerin kalabalık olduğu anlaşılıyor. Osmanlı döneminde ise daha fethin ilk yüzyıllarında Müslüman ve Rumlar eşit ağırlıktaydı. Ondan sonra Latin cemaati geliyordu. Çeşitli milletlere mensup Avrupalı ve Batı Akdenizlilerden oluşan bu cemaat, ilk asırlarda yaygın dil olan İtalyanca’yı konuşurdu. 19. yüzyılda Levanten dediğimiz bu grubun dili Fransızca oldu. Sokakların temizliğine, aydınlatılmasına dikkat edildi. Kumarhane ve kafeşantan gibi yerlerden vergi alınması gibi işlemler ise mutaassıp Müslümanları kızdırdı. Dar sokakların etrafından çıkan binalar; Katolik misyon okulları, hastaneler, Kırım Savaşı’nda askerler için inşa edilen hastane ve İngiliz karakol binası dış dünyayla ilişkileri gösteriyor. 19. yüzyılda Doğu Avrupa ve Rusya’dan Osmanlı İmparatorluğu’na sığınan Eşkenaz Yahudileri, Tofre Begadim (terziler) ve asıl büyük Avusturya Sinagogu (büyük Eşkenaz Sinagogu) bu göçün kalıntıları. Galata’nın yıkılan surlarının içinde hâlâ Yahudi kültürü devam ediyor. Karaköy’de Zülfaris Sinagogu şimdi Türk-Yahudi müzesi olarak düzenleniyor. Yüksekkaldırım musikisevenlerin yeri. Kentin sayılı şapkacıları burada. Asıl önemlisi, Galata’nın sınırında yer alan Galata Mevlevihanesi (bugün Divan Edebiyatı Müzesi) ve mevlevihanenin haziresindeki mezartaşları, İstanbul kültür tarihinin kalıntıları.Galata İtalyanları bir zaman Perone, Fornetti, Doria, Negri, Draperis, Navoni, Samsoni, Cavalorsa, Salvagi, Alessio, Paterio ve ünlü Dragoman ailesi Testalar gibi Venedikli hanedanları içeriyordu. İmparatorlukta konuşulan her dilin yanında bölgede Eduardo d’Amicis’i bile hayrete düşüren özgün karışık bir İtalyanca vardı. 19. yüzyılda genişleyen Galata, İtalya’nın taşçı, inşaat ustası gibi nüfusunu da çekti. Zamanla şehrin İtalyanları eridi veya göç ettiler. Bugün bölgedeki Katolik kiliselerinde İtalyanca’dan çok Türkçe ayin yapılıyor.Galata’nın fizik dokusu İstanbul’un diğer semtlerine göre iyi korunuyor. 19. yüzyıla ait resimlerle bugünkü arasında çarpıcı farklar yok.Yakın gelecekte Galata, İstanbul’a Batı Akdeniz kentlerinin havasını taşıyan, İstanbul’u en güzel noktalarından seyreden, pitoresk bir semt olarak hayatına devam edecek. Galata bir zaman, bir sınıf halkın eğlence bölgesine açılan bir yöreydi. Şimdi ise bütün İstanbul’un bilhassa gençlerin günlük hayatı geçirdiği bölgenin başlangıcı. Henüz Taksim ve Galatasaray arasındaki renkli kalabalık buraya ulaşmadı. Bu kalabalık hücum etmeden tadını çıkarmak gerek. |
| © Guleta.Com | Travel Turkey Webmaster |